Dr.M.ULUTÜRK

Dr.M.ULUTÜRK

Dr.M.ULUTÜRK

Dr.M.ULUTÜRK

Dr.M.ULUTÜRK

29 Mart 2019

“TÜRBE VE İÇİNDEKİ CESETLERE ADANMIŞ TAŞLARI ELLEMEK İÇİN GELİYORLAR”


Twitter’da “Jxlhš © Dr. Yüksel Hoš” isimli kullanıcı, logoyla ilgili şunları yazdı:
“Bir tv şahsiyetinin youtube kanalı ve diğer yayınlarında kullandığı bu logoyu, Peygamberin mescidi ya da Kabe çevresinden bir şey sanabilirsiniz. Değildir. Size söyleyeceğim neresi olduğunu. Aynı zamanda o mekana gitmiş biri olarak bu binanın nerede olduğunu da belirteceğim.



Burası Hindistan'ın Serhind şehrindeki İmam Rabbani türbesi.
Dünya'da İslam diye satılan bir inanışın hac merkezlerinden birisidir burası.
Hac merkezi diyorum zira herkes buraya bu türbe ve içindeki cesetlere adanmış taşları ellemek için geliyorlar. Ben de görmeye gitmiştim.”


“DÜNYA NAKŞİBENDİLERİNİN EN ÖNEMLİ BİRİNCİ MERKEZİ BURASIDIR MİLLET”
“Jxlhš © Dr. Yüksel Hoš” yaptığı paylaşımda ayrıca şunları kaydetti:
“Delhi'den saatler süren bir yolculukla buraya gelebiliyorsunuz. Yol fena değil ancak bir yerden sonra asfalt çamur karışık bir yolla buraya ulaşılıyor. Şehir ortalama 60 bin kişinin yaşadığı bir köy durumunda. Dünya Nakşibendilerinin en önemli birinci merkezi burasıdır millet.

Şehre geldiğinizde ağır bir b..k kokusu sizi karşılıyor. Toprak yol çoğu yerde kanalizasyon, hayvan dışkıları ve samanla karışık halde. Kuru ve tozlu havada bile gırtlağınıza uçuşan onca partiküller, size işkembe yemiş gibi bir hava veriyor. Böyle b...ktan bir yerde kuruludur.



Şehirde Sikh ve Müslümanlar birarada yaşıyorlar, ya da yaşamak zorundalar. Sikh'ler Müslümanlara neredeyse dokunmayacak kadar onlardan tiksiniyor. Arabalarda giden herkes Sikh. Zengin ve göbekli olan herkes.
Dilenciler ve tüm fukara ise istisnasız Müslümanlar ve hepsi de Sufi!”


“SİHLİK İSLAM'DAN KOPAN BİR DİN”
Cübbeli Ahmet’in logoda kullandığı yerle ilgili bilgiler veren “Jxlhš © Dr. Yüksel Hoš” sosyal medyadaki akışını şöyle sürdürdü:
“Aynı şehirde bir Müslüman Türbesi olan İmam Rabbani kompleksinin önü bu halde iken, Sikh'lerin mekanları ise bir o derece temiz. Sikhler şehirde ticarete hakim. Şehri yönetenler de haliyle onlar. Şehrin tüm sosyo ekonomik tekeli Sihlerde ve bunda da suçlu pek Sihler değil gibi.



 

 Sikh'ler kazançlarının 10'da birini infak ediyorlar yani fakirlerle, dindaşları ile paylaşıyorlar. Aynı zamanda hayatlarının %10'u ile birlikte, diğerlerine yardım etmek ve Tanrı hizmetinde harcama vazifeleri var. Bu sebepten de hem din hem dünyadan kopmamışlar ve durumları iyi.

İbadethanelerine girdiğimde gördüğüm şey, Sufizm'in durdurulmadığında nasıl ortaya bağımsız bir din veya dinleri doğurduğu idi. Aslında Rabbani de Baba Nanak da aynı şehirden çıkmış kişiler. İmam Rabbani, daha sonra dünyaya geldiği için ciddi şekilde etkilendiğini düşünüyorum.









Zaten kimi mutasavvıflar, kitaplarında Hindistan'da mertebeleri yüksek çıplak dervişler gördüklerini öve öve anlatırlar. Bu münzevi hayat, tasavvufa ciddi manada ilham olmuş şeylerden. Zaten münzeviliği her ikisi de övüyor. İslam, burada Hinduizm ve Sihlik'ten etkilenmiş belli.






Sikhler başlarını mutlaka örtüyorlar. Çoğu kez Çunni ve Dupatta denilen sarıkları yanında bazen bone benzeri çorapsı şeylerle de örtüyorlar başlarını. Bu sarıklar istisnasız olarak herkeste renk renk oluyor. Sikhler ile aynı bölgeden kaynaklanan Kıbrısi Nakşileri de böyleler.

Şeyh Yasin, Şeyh Kabbani ve diğer oncasının bu coğrafyadan etkilendikleri her hallerinden belli aslında. Yani burada adil olmak gerekiyor. Kim kimden etkilendi? Sihlik İslam'dan kopan bir din. Ancak Pencap bölgesini tamamen ele geçirince bu kez ordaki Müslümanları etkiliyorlar.”






“BUNU MENZİL SUFİLERİNDE DE DUYDUĞUM İÇİN DOĞRUSU ŞAŞIRMADIM”
“Jxlhš © Dr. Yüksel Hoš” paylaşımlarını şu ifadelerle sürdürdü:
“Her iki inanış da dinleri ve inanışlarını sürekli menkıbelerle diri tutma ihtiyacı duyuyorlar. Sayısız ‘kutlu kişi’ ve olağanüstü maceraları ile hikmetli sözleri ve kerametleri gırla gidiyor bu bölgede. Suda yürüyeni, bulutu avuçlayanı, üfürüğü ile kağıdı kelebeğe çevireni vd.

Bunların bazısı büyüklerine ‘Gurban’ diyorlar. Bunu Menzil sufilerinde de duyduğum için doğrusu şaşırmadım. Gurban kelimesi bizdeki Kurban'dan çok farklı manada. Guru yani bilge kişi. Adıyaman'da da Gurban kelimesi, kaynağı olan bu bölgeye özel şekli ile Gurban şeklinde söylenir.




Bu Gurban'lar Serhend'de ve Pencab çevresinde bolca bulunur. Guru da denir ki en çok bunu duymaya alışığız. Bunların ilahi grupları da vardır. Bu ‘evliya’ hikayeleri ve ezoterik havalarından etkilenen Avrupalılar, buraya gelip Sikhliğe geçince görenlerin de imanı ayrıca artıyor.




Dünyanın bir yerinde bir Sikh ile tanışmış bir yabancı bunların ibadet yerlerine gittikleri zaman sormayın keyiflerini. Onlara göre dünya fevc fevc Sikhizme geliyor. Oysa gelenlerin çoğu ülkelerinde sıfırı tüketmiş eski madde bağımlıları ile dur bir de bunu deneyeyim diyenler.




Bazılarını sohbet kasetleri kulakta mp3 dinleyerek giderken görüyorsunuz. Ne dinliyorlar? Diye hiç merak etmeyin.%90 bunları dinliyorlar. Hayatları boyunca afyonlu hikayeleri ciğerlerine çok sağlam çekiyorlar. Sokakta pazarda algı non stop devam etmeli yoksa inanç devam edemez.”





“DÜNYANIN ETRAFINDAN GELEN NAKŞİBENDİLERİN…”
Paylaşımında fotoğraflara da yer veren “Jxlhš © Dr. Yüksel Hoš” şunları kaydetti:
“Gelelim artık Rabbani türbesinin içine. Sizler için çektim tüm bu fotoğrafları. Hatta inancımda yer etmese de türbeye kadar girdim. Tabuta secde edeni mi ararsınız? Ya Rab Rabbani diye ağlayanı mı? Neyse. İlk fotoğraf bu olsun. Burası türbenin girişi.
Arkadaki Ne? Tezek dağı!




Girdiniz. Sağlı sollu bir şey satanlar, yanmış yağda hamurişi satanları da geçtiniz artık Türbeye yine giremediniz. Giriş özellikle kolay değil ki, o yolu sarfedene dek bir parça zahmet çekesiniz ve içerideki ölünün önemi artsın. Böyle bir yer bu.
Resimde arkadaki mezara da dikkat!




Bu kuyruğu tarif etmem mümkün değil. Herkes yalınayak. Tuvaletlere de o ayaklarla girildiğini belirtmeliyim ki fotoğrafları bende taşınabilir diskte mevcut. Koskoca tekkenin 3-4 tane ilkel tuvaleti var ve o tuvaletler ile sözde mescit arasında sürekli bir bakteri transferi var.





Abdest alınacak musluk uyduruk bir şey ve tuvaletten çıkan, çamursu zemine basarak camiye giriyor. Hangi arada tuvalet yapıyor hangi arada abdest alıyorlar onu da anlamıyorsunuz. Muhtemelen o ufacık yerde hem tuvalet işini bitirip hem de abdesti alıp çıkıyorlar ama zemin feci pis!
O zeminin bir kısmını burada göstereyim size. Burası, abdesthane-abdest bozma yeri ile cami arasındaki geçiş noktası. Ayaklara dikkat edin. Bunun bir de taş değil çimento zemin olanı var ki o ayrı bir çamursu ortam. İşte buradan giriyorsunuz camiye. Cami demek istemiyorum. Mekana.

Neyse en sonunda taştan mezarlara dua edenler için sıralanmış adamların arasından camiye gireceksiniz. Sizleri neler bekliyor? Bir defa sağda solda mezarlara çiçek parçaları atan, su atanlar var. Manzara korkunç bir şey. İslam bu hale nasıl getirildi? Diyorsunuz içinizden.

Gül yaprakları tamam da esans şişesi de atılmış güllerin arasına. Bir nevi saygı ve sevap işlediğini düşünüyor. Orada yatanlar kim? derseniz, Rabbani'nin aile fertleri değil, talebeleriymiş. Benim talebelerime üzüldüm o an Rabbani'nin ailesi çok daha özel içeride bir yerdeler.

Bunlar da talebeleri. Ailesi daha içeride ve daha süslü mezarlar onlar. Ama işte buradaki çocuklar, gençler, koca koca adamlar, bu taşlarda keramet arıyorlar. Hindistan'ın ve dünyanın etrafından gelen Nakşibendilerin, buraya su dökmek ve dua etmeye geldiğini görüyorsunuz.”

“ŞEHİRDE FAKİRLİK, PİSLİK VE ŞEHRİN EFENDİLERİ DE DAHİL HER ŞEY KANIKSANMIŞ”
Hindistan’daki mekanla ilgili bilgi vermeye devam eden “Jxlhš © Dr. Yüksel Hoš” şöyle devam etti:
“Kadınların üzerinde durduğu çamursu betona dikkat edin. Genel görüntü bu. Kapılarda sürekli bu saçmalıklar asılı. Bunlar, buranın vazgeçilmezi. Ortada sevgi varsa, her şey sembol ya! Çırağ yani ateş nasıl Mevlana'da aşkın sembolü olabiliyorsa bunlar da öyle. Her şey metafor işte.



Artık caminin/mekanın içerisine girebildik şükür! Bir defa caminin içerisinde öyle normal şeyler olduğunu düşünmeyin. Köküyle birlikte bir diş buldum camide yahu diş! Bu resim onun resmidir. Nereden düştüğü belli değil. Kokuyor da. Bildiğiniz diş. Arkasındaki de pamuğuydu. Çöplük.

Halıda ciddi bir kanalizasyon+köri kokusu var. Köri diyorum zira tüm Hindistan’da bu baharat çokça tüketildiği için herkesin ağzı, eli ve teri bu kokuyor. Halıya da bu siniyor. İyi ki siniyor çünkü diğer ağır kokuyu bu biraz bastırıyor. Bu üst kat. Mekan ibadet edenlerle dolu.

Üst katın terasına çıkınca sizleri bu Sikh askerler karşılıyor. Şehir bunların kontrolünde. Müslümanlara zerre kadar dokunmuyor bu olay. Umurlarında değil. Kutsal mekanlarında Sikh'lerin yürümesi. Bu şehirde fakirlik, pislik ve şehrin efendileri de dahil her şey kanıksanmış.

Evet bu da o kubbenin altı. İmam Rabbani mi? Diyorsunuz. Hayır! Ayrı bir mübarek kişiymiş. Zannımca tüm o tekkeyi yaptıran hükümdarlardan birisi olmalı. Doğrusu bu konuda unuttum aldığım bilgiyi. Ancak insanların yazdıkları dilekçe-dualara bakılacak olursa burada işler iyi değil.

Bazısının çevirisine bir urduca bilen arkadaş yardımcı olmuştu ve yazanların fındık kabuğunu doldurmayan istekler olduğunu söylemişti. Adam kereste satmış alacağını alamamış ‘mahkemeye vermedim senin hükmüne bıraktım affet ya da beddua et ey Allah'ın nazlısı’ diyordu o yazıda.”



“BÖYLE HURUFİ VE HİNDUİZMLE ALAKASI AÇIK ŞEYLERİ BİLE GÖRDÜKLERİ HALDE…”
“Jxlhš © Dr. Yüksel Hoš” şöyle devam etti:
“Kabir aslında bahçede. Ama içeride garip garip tabutlar, sandukalar var. Ölü burada mı? diyorum. Yok bu makam! diyorlar. Lan o zaman neyin önünde sıra oluyor bunca insan? diyorsunuz. Kendi resmime de sansür koymak istedim zira bu yerlerde resmim olmasını sevmem. Bu yerleri de.




 Bu dede mesela önümdeki 3 kişiden biriydi. Ya rab! Ya Rabbani! diye secde etti tabuta ve kapanırken değil de kalkarken çekebildim. Adam kapandı ve ağladı. Türbeye gelenlere de o tabutun üstündeki örtülerden hediye ediyorlar. Örtünün kendisi de ayrı şirk. Hurufi şeylerle dolu.

Mesela hala sakladığım bir örtü bu. Üzerinde çeşitli rakamlar var.786? Sanıyorum Besmelenin ebced numarası mıymış ne. Yani böyle Hurufi ve Hinduizmle alakası açık şeyleri bile gördükleri halde anlamıyorlar bu inanışın ne kadar bu coğrafyadaki diğer inançlardan etkilendiğini.

Şimdi bu mekanı logo olarak vakfı veya programının videolarında kullanan kişiler, onların inançları ve bunlara inananlara saygım var. Onlar bu binaya bakınca ne tür bir havaya giriyorlar bilmiyorum ama ben yaşadıkça bu mekanı nasıl kokular ve algılarla hatırlayacağımı biliyorum.







Hiç bir dini, kutsal mekanına gitmeden yargılamayı sevmem. Pisliği Kabe'ye de getiriyorlar diye Kabe pis olmaz. Ancak İslam'ı bu gördüklerimizle alakalı tutmak en başta inancımıza hakarettir.
O gün biterken, Serhend'den tövbeyle ayrılmıştım.
Asla da bir türbeye daha gitmedim.





Düşündürmesi dileği ile paylaştım.
Çünkü Düşünmek, akletmek gibi bir sorumluluğumuz var.
Saygılarımla diyor ve bununla bitiriyorum.
‘Ve O aklını kullanmayanları pisliğe mahkûm eder!’
Yunus Suresi, 100. ayet.”
"PARALEL DİN, PARALEL KABE..."
Paylaşımları yorum yapan İlahiyatçı Mustafa İslamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Paralel din, paralel Kabe, paralel ibadetler, paralel peygamberler, paralel ilahlar... Ben de bizzat yerinde şahit oldum, daha fazlası da var. Objektifinden ışık eksik olmasın!"
AKP içindeki cemaat tehlikesine dikkat çeken Sait Çamlıca'nın da bu gönderiyi paylaşması dikkat çekti.









 




 


   

 
  

28 Şubat 2019

Meram Derespor dergisi

Meram Derespor dergisi bugün çıkmış (28.02.2019).
Emeke verenleri tebrik ediyorum.

 



04 Ocak 2019

Mesnevi'yi Okumamış Olanlar İçin

(03 Ocak 2010 tarihli yazım..)
Doç. Dr. Derya Örs ve Doç Dr. Hicabi Kırlangıç tarafından, tercümesi 3 yıllık bir çalışma sonunda tamamlanıp 2007 yılında Konya Kültür A.Ş. tarafından yayınlanan Mesnevi’yi okuma fırsatım oldu. Eserin 1, 5 ve 6. Defterleri Derya Örs, 2, 3 ve 4. Defterleri Hicabi Kırlangıç tarafından Türkçeye çevrilmiş. Mütercimlerin ortak bir çeviri diline ulaşma çabası sonuçsuz kalmamış. Gayet akıcı ve anlaşılır bir Türkçe çeviriye sahip eser küçük boy 7 ciltten oluşuyor.
“Çeviriye Dair Birkaç Söz”de, utangaç bir eda ile, “piyasada bunca Mesnevi çevirisi varken, yeni bir çeviriye ihtiyaç var mıydı?” sorusuna cevap olarak, “Mesnevi’yi Türkçesi ile birlikte aynı zamanda aslından, yani Farsça metninden takip edebilen dikkatli okuyucunun mevcut çevirileri birbiri ile kıyaslayarak bizzat verebileceği” şeklinde bir açıklama yapmış mütercimler.
Okurken altını çizdiğim yerlerden oldu. Bunlardan çoğu öykü sonlarına düşen özlü cümleleri değerli okur ile paylaşmak istedim.

• Akıllılar sabra iştahlıdırlar, helvaysa çoluk çocuğun arzusudur.
• Bilgi ve hikmet, helal lokmadan doğar. Aşk ve incelik helal lokmadan meydana gelir.
• Bahar yağmurunun yararı pek şaşırtıcıdır. Güz yağmuru bahçeye sıtma gibi gelir.
• Bizim uyumamız ve uyanmamız, ölümün ve mahşerin varlığına iki tanıktır.
• Bu dünyayı kendisi için ab-ı hayat görene, ölüm, başkalarından daha çabuk gelir çatar.
• Her malın değerini bilirsin de, kendi değerini bilmezsin. İşte bu ahmaklıktır.
• Düşüncen gül ise gül bahçesisin. Eğer dikense külhan yakıtısın.
• Ben dünyayı araştırdım da, iyi huydan güzel yetkinlik görmedim.
• Kulak çöpçatandır, göz ise vuslata eren. Göz gönül ehlidir, kulaksa söz ehli.
• Önce düşünce, sonra eylem gelir. Bil ki, ezelden beri dünyanın temeli böyledir.
• Kötü huyla bir araya gelmiş güzel yüz, beş para etmez.
• Akıl sahibinden cefa gelmesi, cahillerin vefasından iyidir.
• Çirkini güzelden ayırt edebilmen için gönül aynan temiz olmalı.
• Bu dünya dağdır. Sözlerin yankılanıp sana gelir.
• İşler konusunda danışmak vâciptir. Böylece işin sonunda pişman olma riski azalır.
• Ömür yüz yıl mühlet de verse, o her gün önüne yeni bir bahane koyar.
• Can her geceyi denesin diye, geceler içinde gizli kadir gecesidir hakikat.
• Söz yuva gibidir, anlam kuş gibi. Beden ırmak, ruh da akarsu gibi.
• Kaya ve mermer taşı bile olsan, bir gönül sahibine ulaşınca mücevher olursun.
• Umutsuzluk semtine gitme, umutlar var. Karanlığa doğru gitme, güneşler var.
• Ok gibi doğru ol da, yaydan fırla. Çünkü hiç kuşkusuz yaydan her doğru olan fırlar.
• Konuşmak için önce dinlemek gerekir. Konuşma semtine dinleme yolundan gir.
• Ucuza alan ucuza verir. Çocuk, bir inciyi bir somun ekmeğe verir.
• Toprak ol da, rengarenk çiçekler bitiresin.
• Şekillere takılıp kalırsan puta tapıcısın. Şekli bırak da anlama bak.

Kuru Yemişlerin Faydaları


AY ÇEKİRDEĞİ FAYDALARI
  • Kolesterolü düşürür.
  • Damar sertliğini giderir.
  • kir işçilerinin ve zayıf kalmış çocukların günde 50 gram yemesi tavsiye edilir.
  • Cinsel arzuyu artırır.
  • Kalp ve sinir hastalıklarını önler.
  • İdrar söktürür.
  • Solunum sistemi rahatsızlıklarında iyileştirici etkilere sahiptir.
  KABAK ÇEKİRDEĞİ FAYDALARI
 
  • Böbrekleri güçlendirir.
  • Böbrek, mesane iltihaplarını önler.
  • İdrar yollarında oluşan hastalıkları giderir.
  • Bağırsak kurtlarını düşürür.
  • Birçok prostat ilacının bileşiminde kabak çekirdeği bulunmaktadır.
  TUZLU FISTIK FAYDALARI
 
  • Cinsel arzuyu artırır.
  • Zihinsel ve bedensel yorgunluğu alır.
  • Böbrek ve safrakesesi ağrılarını hafifletir.
  • Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür.
  • Yalnız olarak yenmeli, portakal, elma, armut gibi meyve veya sebzelerle tüketilmemelidir.
  ANTEP FISTIĞI FAYDALARI
 
  • Günde 10-12 adet yenilen iç antepfıstığı,vücudun günlük yağ ihtiyacını karşılayabilmektedir.
  • 100 g antepfıstığı vücudun günlük protein,vitamin B1 ve fosfor ihtiyacının %35``ini karşılayabilmektedir.
  • Kandaki kolesterol seviyesini düşürür. Kroner kalp hastalığının riskini azaltır.
  • Antepfıstığı şeker hastalığında (Diabete Mellitus)kullanılabilir.
  • İnce bağırsakta glikoz emilimini azaltır ve kan şekerinin yükselmesini önler.
  • Antep fıstığı nekahet dönemlerinde de vücudun dostudur. Bir terkip içinde veya tek başına tüketilen fıstık, nekahet dönemin rahat ve kısa sürmesini sağlar, bünyeyi dirençli hale getirir.
  • Akciğer için iyi bir iltihap temizleyicidir. Göğsü yumuşatır, ağrılarını hafifletir, öksürüğün geçmesine yardımcı olur.
  KAJU FISTIK FAYDALARI
 
  • Çinko içerdiğinden gribe karşı koruyucu etkisi vardır, bağışıklık sistemini güçlendirir, büyüme ve gelişmeyi olumlu etkiler.
  • İçerdiği minerallerden magnezyum (276 mg/100 gr) kemik ve sinir dokusunu besler, kasların çalışmasını düzenler, kalp atışlarını düzenler.
  • Kansızlığın önemli rahatsızlıklara yol açtığı hamile ve çocuklarda D vitamini içeriği ile eksikliği giderir, kemikleri ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Özellikle gebelikte takviyesi gereken demir (6,43 mg/100 gr) mineralini içerir.
  • İçerdiği selenyum ile vücudu çeşitli hastalıklardan korur,şeker hastalığının gelişimini engeller,kansere karşı direnci arttırır.
  • İçerisinde bulunan potasyum tansiyon düşürücü özelliğe sahiptir. Kalp yetmezliği, böbrek hastalıkları, hepatit ve siroz tedavisinde olumlu etkiler gösterir.
  FINDIK İÇİ FAYDALARI
 
  • Cildi güzelleştirir.
  • Varis tedavisinde faydalıdır.
  • Enerji verici ve besleyicidir. Cinsel gücü artırır.
  • Güç ve dikkat gerektiren durumlarda yararlıdır.
  • Böbrekteki kum ve taşları döker, böbrek rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır.
  • Vücutta artık madde bırakmadan protein verir ve vücudun normal çalışmasına, zayıf düşmemesine yardımcı olur.
  • Gelişme çağındaki çocukların gelişmelerini daha iyi sağlamak için fındık verilmelidir.
  • Yüksek tansiyondan prostata, kalp şikâyetinden menopoz dönemi sorunlarına kadar birçok rahatsızlıkta fındık vücudu güçlendirici ve sağlığımızı koruyucu bir görev üstlenir.
  • Yapılan pek çok araştırma, fındığın kolesterolü düşürdüğünü ve kalp krizi riskini azalttığını, içerdiği yüksek kalsiyum sayesinde kemikleri ve dişleri güçlendirdiğini, cinsiyet hormonlarını geliştirdiğini ve günlük yaşamda enerji verdiğini ortaya koyuyor.
  • Her gün sadece 25-30 gr fındık yemek, günlük E vitamini ihtiyacının yüzde 100`ünü karşılıyor.
  • Son zamanlarda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, fındıkta bol miktarda bulunan beta-sitosterol maddesi, kolesterolü düşürmede ve kanser (kolon, prostat, göğüs) gibi pek çok hastalığı önlemede önemli bir rol oynayabiliyor. Bu husus, tümör büyümesini engelleme ve apoptosis uyarımı içinde geçerli.
  PATLATMALIK MISIR FAYDALARI
 
  • Mısır lifli bir besindir. Bu yüzden kan şekerinin daha dengeli yükselmesini sağlar ve kabızlığı önler, alınan posa miktarı artıkça koroner kalp hastalığı riski de azalır.
  • İçerdiği yüksek karbonhidrat miktarı sayesinde enerjinize enerji katar.
  • Mısırda protein, kalsiyum, demir , fosfor, A ve B2 vitaminleri bulunur.
  BADEM FAYDALARI
 
  • Sinirleri güçlendirir.
  • Göğüs hastalıklarını önler.
  • Beden ve zihin yorgunluğunu giderir.
  • Hamilelerin sütünü artırır ve bebeklerin gelişimine yardımcı olur.
  • Böbrek ve idrar yolları iltihaplarını iyileştirir.
  • Badem yağı ayrıca müsil olarak da kullanılır.
  • Kolestrolü düşürür. Kalp krizi riskini azaltır.
  • Her gün 42 gr badem veya fındık tüketimi kalp hastalığı riskini azaltmaktadır.
  • Kan şekeri düzeyini ayarlar; kansere yakalanma riskini azaltır.
  • Cinsel güçsüzlüğe karşı etkilidir.
  • Bedenin ve zihnin yorgunluğunu giderir.
  • Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.
  LEBLEBİ FAYDALARI
 
  • Anne sütünü artırır.
  • Asit fazlasını alır, mideyi rahatlatır.
  • Neredeyse yok denecek kadar az yağ içerir ve içinde bulunan yağlar vücuda yararlıdır.
  • Tokluk hissi verir. Bu sebeple diyet yapanlar için kilo kaybına yardımcıdır.
  BEYAZ LEBLEBİ FAYDALARI
 
  • Neredeyse yok denecek kadar az yağ içerir ve içinde bulunan yağlar vücuda yararlıdır.
  • Tokluk hissi verir. Bu sebeple diyet yapanlar için kilo kaybına yardımcıdır.
  • Asit fazlasını alır, mideyi rahatlatır.
  • Anne sütünü artırır.
  CEVİZ FAYDALARI
 
  • Kanda kolesterolün yükselmesini önler.
  • Beynin çalışmasını güçlendirir.
  • Çocukların okul performansları ve hatırlama yetileri arttırmak için gereklidir.
  • İçerdiği fosfor ve kalsiyum zihni yorgunluğu giderir, kemik ve dişleri güçlendirir.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • İyi bir antioksidan kaynağı olması sebebiyle kanserle savaşta önemli rolü vardır.
  • Ceviz yenmesi, kalp sağlığının korunmasına yardımcı olur: Cevizin içerdiği doymamış yağlardaki linoleik asit, kolesterol düzeyini düşürür. Ayrıca içerdiği alfalinoleik asit ile omega 3 yağ asitleri, damar tıkanmalarını önler. Yapılan araştırmalar, düzenli ceviz yiyen kişilerde koroner damar hastalıklarına yakalanma riskinin önemli oranda azaldığını göstermektedir.
  • Kansızlığı önler.
  • Şeker hastalıklarında kap hastalığı riskini düşürür.
  • Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara karşı koruyucudur.
  • Mide gazını ve sindirim bozukluklarını giderir.
  • Kırmızı kan hücrelerinin biçimlenmesine,akciğerlerden dokulara oksijen taşınmasına yardımcı olan ve kansızlığı önleyen
  • Potasyum açısından oldukça zengindir. Potasyum, sinirlerin uyarımı ve kas dokusunun çalışması için gereklidir.
  • Safra kesesi taşı oluşumunu engellediği saptanmıştır.
  KURU İNCİR FAYDALARI
 
  • Kansere karşı vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Hamilelerde ve çocuklarda kemik gelişimini sağlar.
  • Yaşlılarda kemik erimesini önler.
  • İçerdiği protein ile hücreleri tamir eder ve yeniler.
  • Zengin demir minerali ile kanı güçlendirir.
  • Kemik hastalıklarında ve gelişim bozukluklarında olumlu etkileri gözlemlenmiştir.
  • Pektik maddelerin kaynağı olmasından dolayı, bağırsaklarda toksik maddelerin atılması, kandaki kolesterol düzeyinin düşürülmesi, şeker hastalıklarında kan şekerinin hızla yükselmesini önler.
  KURU HURMA FAYDALARI
 
  • Hurma, zihni ve bedeni gelişmeyi sağlar.
  • Kansere karşı koruyucudur, öksürüğü keser, boğaz ağrısını, bronşiti ve soğuk algınlığını giderir.
  • Kemik hastalıklarında faydası ise yadsınamaz.
  • Mineraller açısından oldukça zengindir. İçeriğinde kalsiyum. potasyum. demir, B vitamini bulunmaktadır.
  KURU KAYISI FAYDALARI
 
  • Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stresi azaltır.
  • Karaciğerin tahrip olan kısmının tamirini yapar.
  • Kemiklerin düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar.
  • Kan yapımını artırarak, kansızlığa engel olur.
  • Mide ve on iki parmak bağırsağı ülserinin meydana gelmesine engel olur, meydana gelmiş ülserlerin iyileşmesinde rol oynar.
  • Böbreklerde taş oluşumu riskini azaltır.
  • Üreme sistemi üzerinde önemli rolü bulunup, cinsel gücü artırmaktadır.
  • Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
  • Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında önemli rol oynar.
  • Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli çalışmasını sağlar.
  • Potasyum oranı yüksek olması nedeniyle kalp yetmezliği,böbrek hastalıkları,hepatit ve siroz tedavisinde olumlu etkiler gösterir.
  • Saf karbonhidrat içerdiğinden hazır enerji kaynağıdır.
  • Ciltteki pürüzleri gidererek daha düzgün ve canlı görünüm sağlar.
  • Kayısı A,B,C vitaminleri, protein, bol miktarda şeker ve madensel tuzlar içeren bir meyvedir. İştah açar, kan yapar, bedensel ve ruhsal yorgunlukları alır.
  • Sinirleri güçlendirir, uyku verir, kabızlığa iyi gelir.
  KURU ÜZÜM FAYDALARI
 
  • Üzüm ürünlerindeki demir, kalsiyum ve potasyum minerallerinin, kemik gelişimi yanında kansızlığı, halsizliği, zayıflığı ve ishali tedavi edici özelliği bulunmaktadır.
  • Kilo almak isteyen de rejim yapmak isteyen de üzüm yemelidir çünkü enerji verir.
  • Protein ve karbonhidrat kaynağıdır. A,B1,B2,B6, C vitaminleri ile fosfat, kalsiyum, demir, fosforik asit, organik asitler, formik asit minerallerini içerir. Günlük kalsiyumun 1/5’ini ve demirin ise 1/3’ünü karşılar. Mineraller halsizliği, kansızlığı, ishali ve zayıflığı tedavi eder.
  • Karaciğer zafiyetine, öksürüğe, bronşite iyi gelir.
  • Unutkanlığı azaltıcı etkileri olduğu gölemlenmiştir.
  • Diş çürümelerini engeller.
  • Üzümde %20 oranında direk olarak kana karışan şeker vardır. Bu özelliği ile bedenen ve zihnen çalışanlar için iyi bir gıdadır.
  • Gıda şekli anne sütüne benzer. Üzümdeki bol demir kan yapar.
  TÜRK KAHVESİ FAYDALARI
 
  • Kahvenin içerdiği kafein maddesi, sinir sistemini uyarıp zihinsel aktiviteyi güçlendirir.
  • Uyuşukluğu giderip enerji verir ve uyanık kalmayı sağlar.
  • Yapılan araştırmalar günde 6 fincan kahve içen 55 yaşındaki bir kişinin düşünme potansiyelinin içmeyenlere oranla 6 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.
      .  Ayrıca kahve içenlerde içmeyenlere nazaran daha az diş çürüğünün olması,  bir başka     dikkat çekici araştırma sonucu.
  • Kahve içtikten sonra organizmada ani değişiklikler oluyor. Tüm vücut ani bir enerji akımı ile doluyor. Bu enerji çocuklarda 3, yetişkinlerde ise 5-7 saat sonra azalmaya başlıyor. Tüm bu olumlu yönlerine rağmen kahveyi çok fazla tüketmemekte fayda var.
  • Araştırmalar günde iki fincan kahvenin kolon kanseri riskini yüzde 25, safra kesesinde taş riskini yüze 45 azalttığını gösteriyor. Ancak kahvenin çok fazla tüketilmesi yüksek.
  • Kanser riskini azaltıyor: Norveç’te yapılan bir araştırma ,meyve ve sebzeden bile daha çok antioksidan içerdiğini ortaya koymuştur.
  • Kanser riskini azaltıyor: Norveç’te yapılan bir araştırma ,meyve ve sebzeden bile daha çok antioksidan içerdiğini ortaya koymuştur.
  • Alzheimer’i önlüyor Portekiz’de 2002 yılında yapılan araştırmaya göre kafein beyni zinde tutuyor.

Bodrum (Video)





Videodaki güncel fotolar: Ali DİZDAR

Taking shape: the new bridge at the Hoover Dam

Creeping  closer inch by inch, 900 feet above the mighty  Colorado River, the two sides of a
$160  million bridge at the Hoover Dam slowly take  shape.
 

When  complete, the bridge will provide a new link  between the states of Nevada  and   Arizona . 
In  an incredible feat of engineering, the road will  be supported on two massive concrete
arches  which jut out of the rock face.
 
The  arches are made up of 53 individual sections,  each 24 feet long, which have been
cast  on-site and are being lifted into place using an  improvised high-wire crane strung between
temporary  steel pylons. 

The  arches will eventually measure more than 1,000  feet across.  At the moment, the structure  looks 
like  a traditional suspension bridge.  
But once the arches are  complete, the suspending cables on each side
will  be removed.
   Extra  vertical columns will then be installed on the  arches to carry the road.

The bridge has become  known as the Hoover Dam bypass, although it is  officially called the 

Mike  O'Callaghan-Pat Tillman Memorial Bridge, after a  former governor of Nevada and an American football
player  from Arizona who joined the US Army and was  killed in Afghanistan.  


 
Work  on the bridge started in 2005 
and  should finish next year.  An estimated  17,000 cars and trucks will cross it every  day.



13 Aralık 2018

Üsküp Kitabı


13.12.2018
Osmanlı döneminde, birçok şair tarafından Bursa’nın Balkanlardaki örneği olarak tarif edilen Üsküp, mimari eserleri ve coğrafyası ile bu tanımlamayı hak eden bir şehirdir. Kuruluş ve inkişafı dahi Bursa örneğinin bir kopyası niteliği taşıyan şehir, günümüzde Balkanlarda Türk-İslam kimliğini büyük oranda devam ettiren bir özellik gösterir.

Erken bir tarihte Osmanlı sınırlarına dahil olan şehir, Osmanlı sultanları ve kızları ile Osmanlı ümerası tarafından kurulan vakıflarla bir Türk-İslam şehri hüviyetine kavuşmuştur. İlk dönemlerde Balkanlardaki fütuhat siyasetinin uç merkezliğini yapan şehir, 18. yüzyılda iktisadi bir merkeze dönüşmüştür. Osmanlı arşiv vesikaları başta olmak üzere seyyahlar ve yerinde yapılan gözlemlere dayanan bu eser, yüzyıllar içinde şehrin kimliğini yansıtmanın yanı sıra karanlıkta kalan birçok noktayı aydınlatmak için hazırlanmıştır.
(kitap tanıtımından)